reklam alanı 728x90
20 Eylül 2019 Cuma
Anasayfa > Yazarlar > Av. Şefik Dedeköylü > CHP'ye Tavsiyelerim
Av. Şefik Dedeköylü

CHP'ye Tavsiyelerim

26.08.2019 12:14 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Av. Şefik Dedeköylü
                   Devletçilik ve serbest piyasa ekonomisi:
                     Bugün dünyada en gelişmiş ülkeler, demokrasi ve serbest piyasa ekonomisi ile yönetilen ülkelerdir. Dünyada diktatörlük, tek adam ve devletçi ekonomi ile refaha ulaşmış bir ülke var mı? En güzel örnek Güney Kore ile Kuzey Kore arasındaki farktır. Güney Kore uzak doğu aslanlarının en güçlülerinden biri iken Kuzey Kore yoksulları oynamaktadır. 

                     Bu sebepten CHP'nin devletçi uygulamalardan vazgeçmesi gerekir. Tekrar devletçiliğe soyunursa başarısız olur. Kısa süre sonra iktidardan düşer. Ondan sonra gelen iktidar onun kurduğu devlet işletmelerini tekrar satar. Kıtır kıtır harcar. Bu bakımdan akılcı, çağdaş olması, dünya politikalarına ayak uydurması gerekir. 

                     Yabancı Sermaye: 
                      İkinci olarak CHP yabancı sermayeye şaşı bakmaktan vazgeçmelidir. İkinci dünya savaşından önce Avrupa emperyalist ve sömürgeci idi. İkinci dünya savaşından sonra Avrupa'nın aklı başına geldi. Medenileşti, savaşlardan vazgeçti. Sömürgelerine de birer birer bağımsızlık verdiler.  Uzlaşmacı oldular. Karşılıklı çıkarlara dayalı işbirliğine yöneldiler. Ortak Pazar ve Avrupa Birliği bunun en güzel örneğidir. Dolayısıyla Avrupa'dan, silahlı müdahale yoluyla Türkiye'nin bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne yönelik bir tehlike ihtimali kalmamıştır.

                     Yabancı sermaye bir ülkeye para ve teknoloji getirir. Ülke insanları teknoloji ile tanışır. Yaptığı üretim ile o ülke insanlarının ihtiyaçlarını karşılar. İstihdam yaratıp işsize iş verir. Devlete vergi verir. Bir de ürettiği malın ithalatını önleyip, ihracata yönelir ve döviz kazandırır. Yalnız, yabancı sermayeyi hizmet sektörüne değil üretime yönlendirmek gerekir. 

                     Japonya ve Güney Kore, başta ABD olmak üzere, batılı ülkelere teslim olduktan sonra, yabancı sermayeye “Tükaka” diyecek halleri var mıydı? O ülkelerin ucuz işgücü ile yabancı sermaye birleşti, bu ülkeler hızla kalkındı. Önceleri, şimdiki Çin malları gibi Japon malları için de “Japon malı, tapon malı” denirdi. Ancak bugün Japonlar teknolojide dünyanın en ileri ülkelerinden biri oldular. Yabancı sermayeye kapılarını açan Çin de bir gün her konuda zirve yapacaktır. Bizimkiler halen yabancı sermayeye şaşı bakarlarsa ben onlara “Fosil” derim.

                      Tüm dünya ile dost ve barış politikası güdülmelidir. 
                       Atatürk “Yurtta sulh, cihanda sulh” demiş. Sulh ve barış, huzurun kaynağıdır. Huzur da eğitimin, kalkınmanın alt yapısıdır. Başta komşularımız, Müslüman ülkeler, Türki cumhuriyetler olmak üzere tüm dünya ile dostluğumuza, yardımlaşmamıza, işbirliğimize, alışverişimize, turistik ilişkilerimize bakalım. Niye kötü olup karşılıklı menfaatlerimizden mahrum kalalım? Niye kaynaklarımızın daha çoğunu milli savunmaya hatta savaşa ayırıp heba edelim? Niye düşman kazanalım? Aptal mıyız biz? 

                      Mısır'ın, Suriye'nin, Irak'ın, İran'ın iç işlerinden bize ne? Bizim için önemli olan bu komşularımızın toprak bütünlüğüdür.  Toprak bütünlüğü konusunda onlara her türlü desteği vermeliyiz. Çünkü onlar bölünürse sıra bize gelecektir. Onlarla yakın ve dostane ilişkiler kurmalı, güven vermeliyiz. Sonra biz hepsinden ileri ve hepsinden büyüğüz. Onlara örnek olmalı ve ağabeylik yapmalıyız. 

                      İsrail ile niye ipleri koparıyoruz? Uluslararası ilişkilerde diplomatik yoldan İsrail'i sıkıştıralım. Ancak ipi koparıp düşman olmayalım. İsrail ile ipleri kopardık da, bunun Türkiye'ye ne faydası oldu? Filistin halkına ne faydası oldu? Üstelik Filistin'e İsrail'den izin almadan yardım götürme macerasına kalkışan Mavi Marmara gemisini İsrail batırdı da, biz ne yapabildik? Filistin halkına ne faydamız oldu? Sonra Filistin halkına önce Araplar sahip çıkmalıdır. Peygamber ülkesi Suudi Arabistan yönetimi ABD ve İsrail ile kanka olsun, ben niye kötü olayım? Akıl bunun neresindedir? 

                      CHP merkeze gelmelidir: Kitle partisi olmalıdır. Ben AKP'yi devletin ve milletin bekası için zararlı, hatta tehlikeli görüyorum. Zaten AKP iktidarı için birinci derecede önemli olan Recep Tayyip Erdoğan'ın, partisinin ve zihniyetinin bekasıdır. Eğer gerçekten AKP'yi Türkiye için büyük bir tehlike görüyorsak, o zaman tüm AKP karşıtlarının eteğindeki taşı döküp, siyasi düşünce farkı gözetmeden bütün Atatürkçülerin bir araya gelmeleri lazımdır. CHP de bir taraftan icraat ve söylemleri ile merkeze yönelirken, diğer taraftan başka partileri de yanına çekmeğe çalışmalıdır. Başka partilerden gelenlere şaşı bakmamalıdır Adam geçmişte şu veya bu partili imiş. Bugün senin yanına gelmiş ya. Dışlamak değil, kucak açmalıdır. Yeter ki akıldan, müspet ilimden, demokrasiden laiklikten yana olsun. 

                 CHP tam bağımsızlık şarkılarından vazgeçmelidir. Halen bu çağda tam bağımsızlık ideolojisini yenileyip durmak abesle iştigaldir. Tam bağımsızlık dünyada yalnızlaşmak, fakir ve yoksul kalmaktır. Atalarımız “Bir elin nesi var, iki elin sesi var”, “Birlikten kuvvet doğar” demişler ya. Günümüzde devletler de aralarında uzlaşarak, anlaşarak birlikler kurarak, yan yana, barış, huzur ve güven içinde yaşamayı tercih etmektedirler. Nato, Avrupa Birliği bunların en büyükleridir. Daha, birçok devletlerin katıldıkları anlaşma ve uzlaşmalar vardır. Önemli olan karşılıklı çıkarların gözetilmesi ve korunmasıdır. 

                Milliyetçilik: Türkiye'de etnik kökene dayalı milliyetçiliği savunmak tam bir cehalettir. Çünkü Türkiye vatandaşlarının tamamının safkan Türk olmaları mümkün değildir. Selçuklular ve Osmanlılardan önce de Anadolu'da birçok milletler ve medeniyetler vardı. Biz bu insanları kılıçtan mı geçirdik? Zamanla kaynaştık, benzeştik, asimile olup gittik. Mesela Osmanlı her yıl altı bin Hıristiyan çocuğunu devşirir, yeniçeri ordusuna asker yaparmış. Bunların nesilleri nereye gitti? Kürtlerle, Arnavutlarla, Boşnaklarla, din birliğimiz sebebiyle evlilikler yapmadık mı? Bunların nesilleri nereye gitti?

                 Önemli olan etnik köken, ırk, kan bağı değildir. Önemli olan Müslüman olmak, aynı devletin vatandaşı, aynı memleket topraklarının insanı olmak, aynı devlete ve bayrağına saygı duymaktır. Yani önce insan olmaktır. Türklük bir ırkın adı değil, Türkiye'de yaşayan insanların ortak adıdır. Bu sebepten Atatürk “Ne mutlu Türk olana” dememiş. “Türküm diyebilene” demiş. Mesela Nobel ödülü alan Aziz Sancar Arap kökenli olduğu halde “Ben Türküm” diyor. Atatürk'e duyduğu minnet ve şükran sebebiyle aldığı Nobel ödülünü Anıtkabir'e emanet etti. İşte insan böyle olur. Çünkü insan bilir insan kıymetini. Bu ülkenin imkânları ile büyümüş, okumuş, ABD'ye gitmiş ama devletini ve milletini unutmamış. 

                  Bana göre milliyetçilik, hangi dinden, mezhepten, kökenden olursa olsun bu ülkede yaşayan herkesin iyiliğini istemek, imkânı varsa katkıda bulunmaktır. Yoksa milliyetçilik yaftasıyla cinayet işlemek, kendi milletinden olan insanların kanına girmek milliyetçilik değil, millet düşmanlığıdır. Aynı şekilde mezhep ve ibadet farklılığı sebebiyle Müslüman kardeşinin kanına girenler de Müslüman değil, Müslüman düşmanıdır. Bunlar ruhlarındaki vahşeti meşru göstermek için kılıf arayan,  insan bile olamamış vahşilerdir. 

                  Terörün üzerine bütün gücüyle gitmelidir.
                   Her etnik kökenden insanlar kendi partilerini kurabilir. Hatta demokrasi gereği ayrılıkçı düşüncelerini bile dile getirebilirler. Ancak terör örgütlerine destek verip maşalık yaptıklarında, yaşama hakları yoktur. Hem bu devletin meclisinde oturup, maaşını alacaksın, hem de bu devletin polisini, askerini, öldürüp bayrağına, milletine ihanet eden teröristlerle işbirliği yapacaksın. Olmaz öyle şey. Parti isen partiliğini bil. Terörist isen sen de dağa çık. İki taraftan fakir fukara çocuklarını birbirini kırdırmanın insanlık ile alakası yoktur. Bu sebepten CHP teröristlerden uzak durmalıdır.  

                  Bu arada devletin, teröristler üzerine en hiddetli ve şiddetli şekilde gitmesi gerekir. Çünkü onlar bırakın bu ülke insanı olmayı, insan bile değildir. Onlar birer vahşi mahlûktur. Onların şerrinden masum insanları korumanın yolu, onların tamamını yok etmektir. 

                   Akıl, eğitim ve kalkınma: Günümüzde ekonomide güçlenmenin yolu “Artı değer” yaratmaktır. Bu da teknoloji ile olur. O halde devlet akıllı çocukların değerini bilmeli, onları teknolojiye yönlendirmelidir. Bu da eğitimle olur. Bir de gençlerin beyin gücüne yönelmeleri için, akıllı insanların değerlerini bilmek ve imkânlar vermek gerekir. Ayrı tarihlerde Nazilli Sitesi deniz kenarında yürüyüş yaparken karşılaştığım iki genç ABD'de de çalıştığını söyledi. Onlara “Siz bu ülkenin ekmeğini yemediniz mi, havasını solumadınız mı, okullarında okumadınız mı, elin gâvuruna mı hizmet ediyorsunuz” diye takıldım. Bana “Türkiye'de akıllı insanların değerlerinin bilinmediğini,  sıradan insan muameleci gördüklerini, itilip kakıldıklarını” anlattılar. Doğrudur. Bizim ülkemizde akıllı insanların değeri bilinmez. Boyu-posu, endamı olan, afralı-tafralı, lafın anasını ağlatan insanlar bir şey sanılır. Herkes onun havasına kapılır. 

                 Öteki, akıllı adammış ama havası yok, civası yok, son derece sakin, mütevazı, ağırbaşlı birisi. O kendisini satmasını bilmedikten sonra, onun aklını kim keşfeder? İşte böyle insanlara ülkeyi yönetenlerin özel değer vermesi gerekir. 

                 Kalkınma: Bir ülkenin kalkınması saraylarla, uçaklarla, yandaş basın ve şirket beslemekle olmaz. Bir ülkenin kalkınması üretimle, teknoloji ile  “Artı değer”  yaratmakla, dışarıya satmakla olur. O halde ülkeyi yönetenlerin teknoloji ve üretime destek vermeleri gerekir. Özelleştirmede, yabancı sermaye kabulünde de üretimi ön planda tutmak gerekir. Bunun için sanayi yatırımlarına alt yapı hazırlamak, imkânlar ve destekler vermek gerekir. 
ihh 468x60
Etiketler : CHP'ye Tavsiyelerim
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.